Bu benzerlikler göz önünde bulundurulduğunda, İncil'e göre de, ahir zaman tariflerinin hemen hepsinin, birbiri peşi sıra günümüzde ortaya çıktığını görmekteyiz. Böylece içinde yaşadığımız zamanın, Hz. Mehdi (as)'ın çıkması beklenen dönem olduğunu, başta İslami kaynaklar olmak üzere, Tevrat ve İncil'e dayanarak da söylemek mümkündür.
İNCİL'DE HZ. MEHDİ (AS)'IN ÇIKIŞINDAN ÖNCEKİ DÖNEM
Hz. Mehdi (as)'ın geleceği dönemi tarif eden ahir zaman alametleri, aynı zamanda Hz. İsa (as)'ın yeryüzüne ikinci gelişinin de alametleridir. İncil'de de ahir (son) zaman olarak anlatılan bu dönem, kimi zaman açık ifadelerle, kimi zaman da işari anlatımlarla açıklanmaktadır. İncil'deki bu ifadelere bakıldığında, Hz. Mehdi (as)'ın çıkışından önceki bu dönemde, ahlaki ve sosyal bir bozulma yaşanacağı, büyük savaşların olacağı, dehşet veren felaketlerin vuku bulacağı, gökyüzünde sıradışı olayların meydana geleceği, insanların din ahlakından uzaklaşacakları, adaletsizlik ve haksızlığın yaygınlaşacağı, samimi olarak iman edenlerin baskı göreceği, huzur ve güvenliğin yerini kargaşa ve tedirginliğin alacağı görülmektedir. Ayrıca ahir zamanın özelliği olarak, her çağda rastlanabilen ahlaki bozukluklar, bu dönemde en yaygın ve en şiddetli olarak yaşanacaktır.
İncil'deki bu alametlerden bir kısmı şöyledir:
1. Dinsizliğin yaygınlaşması:
O zaman birçok kişi imandan sapacak... (Matta, 24:10)
... Son zamanlarda bazıları... imandan dönecek. (Pavlus'tanTimoteos'a I. Mektup, 4:1)
... İmandan dönüş başlamadıkça... o gün gelmeyecektir. (Pavlus'tan Selaniklilere II. Mektup, 2:3)
... "Dünyanın son günlerinde... Allah'sızlığa yönelip kendi tutkularına göre yaşayanlar olacaktır."(Yahuda'nın Mektubu, 1:18)
Şunu bil ki son günlerde... gerçeğe karşı gelirler. Düşünceleri yozlaşmış, iman konusunda reddedilmiş insanlardır. (Pavlus'tan Timoteos'a II. Mektup, 3:1, 8)
Yazılmış olduğu gibi: "Doğru kimse yok, tek kişi bile yok. Anlayan kimse yok, Allah'ı arayan yok. Hepsi saptı, tümü yararsız oldu. İyilik eden yok, tek kişi bile!" (Pavlus'tan Romalılara Mektup, 3:10-12)
Onlara özgürlük vaat ederler, oysa kendileri yozlaşmışlığın kölesidirler. Çünkü insan neye yenilirse onun kölesi olur. (Petrus'un II. Mektubu, 2:19)
Allah'ı tanımakta yarar görmedikleri için [Allah'ı tenzih ederiz], Allah onları yararsız düşüncelere, yakışıksız davranışlara terk etti... Allah'ın buyruğunu bildikleri halde, bu kötü davranışları yalnız yapmakla kalmıyor, yapanları da onaylıyorlar. (Pavlus'tan Romalılara Mektup, 1:28, 32)
2. Yaratılışın inkar edilmesi, pagan felsefelerin savunulması:
Ne var ki, göklerin çok önceden Allah'ın sözüyle var olduğunu, yerin sudan ve su aracılığıyla yaratıldığını bile bile unutuyorlar. (Petrus'un II. Mektubu, 3:5)
Ölümsüz Allah'ın Yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara, sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler... Allah'la ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaratan'ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler [Allah'ı tenzih ederiz]. Oysa Allah sonsuza dek övülmeye layıktır! Amin. (Pavlus'tan Romalılara Mektup, 1:23-25)
Ne var ki, eskiden Allah'ı tanımadığınız zamanlarda, gerçek olmayan ilahlara kölelik ettiniz. Şimdiyse Allah'ı tanıdınız [Allah'ın varlığının delillerini gördünüz]... Öyleyse nasıl oluyor da bu değersiz, etkisiz ilkelere dönüyorsunuz? Yeniden onların kölesi mi olmak istiyorsunuz? (Pavlus'tan Galatyalılara Mektup, 4:8-9)
Allah'ı bildikleri halde O'nu Allah olarak yüceltmediler [Allah'ı tenzih ederiz], O'na şükretmediler. Tersine, düşüncelerinde budalalığa düştüler; anlayışsız yüreklerini karanlık bürüdü. Akıllı olduklarını ileri sürerken akılsız olup çıktılar. (Pavlus'tan Romalılara Mektup, 1:21-22)
3. Allah'a şirk koşmanın yaygınlaşması:
Geriye kalan insanlar, yani bu belalardan ölmemiş olanlar, kendi elleriyle yaptıkları putlardan dönüp tövbe etmediler. Cinlere ve göremeyen, işitemeyen, yürüyemeyen altın, gümüş, tunç, taş, tahta putlara tapmaktan vazgeçmediler. (Vahiy, 9:20)
Son zamanlarda bazıları imandan irtidat edip (dinden çıkıp), aldatıcı ruhları ve cinlerin öğretişini dinleyecekler. (Pavlus'tan Timoteos'a I. Mektup, 4:1)
Ölümsüz Allah'ın Yüceliği yerine ölümlü insana, kuşlara, dört ayaklılara, sürüngenlere benzeyen putları yeğlediler... Allah'la ilgili gerçeğin yerine yalanı koydular. Yaratan'ın yerine yaratığa tapıp kulluk ettiler [Allah'ı tenzih ederiz]... (Pavlus'tan Romalılara Mektup, 1:23-25)
... Aranızda Balam'ın öğretisine bağlı olanlar var. Putlara sunulan kurbanların etini yemeleri, fuhuş yapmaları için... öğreten Balam'dı. (Vahiy, 2:14)
4. Allah'ın emir ve yasaklarına uymamaları ve engelleyici olmaları:
... Rab'bin yetkisini hiçe sayıyorlar... (Yahuda'nın Mektubu, 1:8)
... Günaha doymazlar... (Petrus'un II. Mektubu, 2:14)
Vay halinize, ey Yasa [Allah'ın emir ve yasaklarının] uzmanları! Bilgi kapısının anahtarını alıp götürdünüz. Kendiniz bu kapıdan girmediniz, girmek isteyenlere de engel oldunuz. (Luka, 11:52)
5. Dini değerlere saygının kalmaması:
... Yüce varlıklara sövüyorlar... Bu kişiler anlamadıkları herşeye sövüyorlar. Öte yandan, akıldan yoksun hayvanlar gibi iç güdüleriyle anladıkları ne varsa, onları yıkıma götürüyor. (Yahuda'nın Mektubu, 1:8-10)
6. Dini, menfaatlerine alet eden kişilerin ortaya çıkması:
Çünkü öyle bir zaman gelecek ki, sağlam öğretiye dayanamayacaklar. Kulaklarını okşayan sözler dinleyebilmek için çevrelerine, kendi arzularına uygun öğretmenler toplayacaklar... (Pavlus'tan Timoteos'a II. Mektup, 4:3-4)
Birçok sahte peygamber türeyecek ve bunlar birçok kişiyi saptıracak. (Matta, 24:11)
İsa, Zeytin Dağı'nda otururken öğrencileri yalnız olarak yanına geldiler. "Söyle bize" dediler, "Bu dediklerin ne zaman olacak, senin gelişini ve çağın bitimini gösteren belirti ne olacak?" İsa onlara şu karşılığı verdi: "Sakın kimse sizi saptırmasın! Birçokları, 'Mesih benim' diyerek benim adımla gelip birçok kişiyi aldatacaklar.' (Matta, 24:3-5; Markos, 13:3-5)
Eğer o zaman biri size, 'İşte Mesih burada', ya da 'İşte şurada' derse, inanmayın. Çünkü sahte mesihler, sahte peygamberler türeyecek; bunlar büyük belirtiler ve harikalar yapacaklar. Öyle ki, ellerinden gelse, seçilmiş olanları bile saptıracaklar. İşte size önceden söylüyorum. Bunun için size, 'İşte Mesih çölde' derlerse gitmeyin. 'Bakın, iç odalarda' derlerse inanmayın. (Matta, 24:23-26; Markos, 13:21-22)
... Sahte peygamberler vardı; tıpkı sizin de aranızda yanlış öğreti yayanlar olacağı gibi... Gizlice aranıza yıkıcı öğretiler sokacaklar. Böyleleri kendi başlarına ani bir yıkım getirecek. Birçokları da onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna sövülecek. Açgözlülüklerinden ötürü uydurma sözlerle sizi sömürecekler... (Petrus'un II. Mektubu, 2:1-3
7. Dinin özünden uzaklaşmaları, bidatlara uymaları:
Çünkü öyle bir zaman gelecek ki, sağlam öğretiye dayanamayacaklar... Kulaklarını gerçeğin sesine tıkayacak, dönüp efsanelere dalacaklar. (Pavlus'tan Timoteos'a II. Mektup, 4:3-4)
Son zamanlarda bazıları... Allah'ın iman eden ve gerçeği bilenlerin şükranla yemesi için yarattığı yiyeceklerden çekinmek gerektiğini buyuracaklar. (Pavlus'tan Timoteos'a I. Mektup, 4:1, 3)
Böylece kuşaktan kuşağa aktardığınız törelerle Allah'ın sözünü geçersiz kılıyorsunuz [Allah'ı tenzih ederiz]. Buna benzer daha birçok şey yapıyorsunuz. (Markos, 7:13)
8. Fitnelerin artması:
... Aranızda yanlış öğreti yayanlar olacağı gibi. Bunlar... gizlice aranıza yıkıcı öğretiler sokacaklar. Birçok kişi de onların sefahatine kapılacak. Onların yüzünden gerçeğin yoluna leke sürülecektir. (Petrus'un II. Mektubu, 2:1-2)
İnsanı günaha düşüren tuzaklardan ötürü vay dünyanın haline! Böyle tuzakların olması kaçınılmazdır. Ama bu tuzaklara aracılık eden kişinin vay haline! (Matta, 18:7; Luka, 17:1)
O zaman birçok kişi imandan sapacak... kötülüklerin çoğalmasından ötürü birçoklarının sevgisi soğuyacak. (Matta, 24:10, 12)
Bu küstah, dik başlı kişiler yüce varlıklara sövmekten korkmazlar... Sizinle yiyip içerken kendi hilelerinden zevk alırlar... Günaha doymazlar. Kararsız kişileri ayartırlar... (Petrus'un II. Mektubu, 2:10-14)
9. Batıl inançların yaygınlaşması:
... Büyü... yapmaktan da tövbe etmediler. (Vahiy, 9:21)
Son zamanlarda... aldatıcı ruhları ve cinlerin öğretişini dinleyecekler. (Pavlus'tan Timoteos'a I. Mektup, 4:1)
Çünkü öyle bir zaman gelecek ki, sağlam öğretiye dayanamayacaklar... (Pavlus'tan Timoteos'a II. Mektup, 4:3)
10. Münafıkların artması:
... Son günlerde... hain, aceleci, kendini beğenmiş, Allah'tan çok eğlenceyi seven, Allah yolundaymış gibi görünüp bu yolun gücünü inkar edenler olacaklar. Böylelerinden uzak dur. (Pavlus'tan Timoteos'a II. Mektup, 3:1, 4-5)
Sizi Mesih'in lütfuyla çağıranı bırakıp değişik bir müjdeye böylesine çarçabuk dönmenize şaşıyorum. Gerçekte başka bir müjde yoktur. Ancak aklınızı karıştırıp Mesih'in Müjdesi'ni çarpıtmak isteyenler vardır. (Pavlus'tan Galatyalılara Mektup, 1:6-7)
11. Samimi olarak iman edenlerin baskı görmesi:
Benim adımdan [Hz. İsa (as)'ın adından] ötürü kralların ve valilerin önüne çıkarılacaksınız... Anne babalarınız, kardeşleriniz, akraba ve dostlarınız bile sizi ele verecek ve bazılarınızı öldürtecekler. Benim adımdan ötürü herkes sizden nefret edecek... Dayanmakla canlarınızı kazanacaksınız. [Hz. Mehdi (as) ve talebeleri de bu şekilde zorluk çekecekler.] (Luka, 21:12, 16-19)
Bütün bunlar, doğum sancılarının başlangıcıdır. O zaman sizi sıkıntıya sokacak, öldürecekler. Benim adımdan [Hz. İsa (as)'ın adından] ötürü bütün uluslar sizden nefret edecek. (Matta, 24:8-9)
... İnsanlar sizi mahkemelere verecekler... Benden ötürü valilerin ve kralların önüne çıkarılacak, böylece onlara tanıklık edeceksiniz... Benim adımdan [Hz. İsa (as)'ın adından] ötürü herkes sizden nefret edecek... (Markos, 13:9, 13)
... Size Peygamberler, bilge kişiler ve din bilginleri gönderiyorum. Bunlardan kimini öldüreceksiniz... Kimini kamçılayacak [eziyet edecek], kentten kente kovalayacaksınız. (Matta, 23:34)
[Hz. İsa (as):] "Benim yüzümden [Allah rızası için bana uyduğunuzdan dolayı] insanlar size sövüp zulmettikleri, yalan yere size karşı her türlü kötü sözü söyledikleri zaman ne mutlu size! Sevinin, sevinçle coşun! Çünkü göklerdeki ödülünüz büyüktür. Sizden önce yaşayan Peygamberlere de böyle zulmettiler." (Matta, 5: 11-12)
[Hz. İsa (as):] "İşte, sizi koyunlar gibi kurtların arasına gönderiyorum. Yılan gibi zeki, güvercin gibi saf olun. İnsanlardan sakının. Çünkü sizi mahkemelere verecekler... sizi kamçılayacaklar [eziyet edecekler]. Benden ötürü [Allah rızası için bana uyduğunuzdan dolayı] valilerin, kralların önüne çıkarılacaksınız... (Matta, 10:16-18)
|
14. Kasırga ve tsunami dalgalarının olması:
... Yeryüzünde uluslar denizin ve dalgaların uğultusundan şaşkına dönecek, dehşete düşecekler. (Luka, 21:25)
15. Volkan patlamalarının olması:
... Onda gökler büyük gürültü ile zeval bulacaklar ve unsurlar yanarak eriyecekler, yer ve onda olan işler yanıp biteceklerdir. (Petrus'a II. Mektup, 3:10)
Lut'un günlerinde de durum aynıydı. İnsanlar yiyip içiyor, alıp satıyor, tohum ekiyor, ev yapıyorlardı. Ama Lut'un Sodom'dan ayrıldığı gün gökten ateşle kükürt yağdı ve hepsini yok etti. İnsanoğlu'nun [Hz. İsa (as)'ın] ortaya çıkacağı gün [gelişi öncesinde] durum aynı olacaktır. (Luka, 17: 28-30)
16. Fırtına ve şimşeklerin artması:
... O zaman gök gürlemeleri ve uğultular işitildi, şimşekler çaktı ve yer sarsıldı. (Vahiy, 8:5)
O anda şimşekler çaktı, uğultular ve gök gürlemeleri işitildi. Yer sarsıldı ve şiddetli bir dolu fırtınası koptu. (Vahiy, 11:19)
Nuh'un günlerinde nasıl olduysa, İnsanoğlu'nun [Hz. İsa (as)'ın] günlerinde [gelişi öncesinde] de öyle olacak. Nuh'un gemiye bindiği güne dek insanlar yiyip içiyor, evlenip evlendiriliyorlardı. Sonra tufan gelip hepsini yok etti. (Luka, 17:26-27)
17. Şiddetli dolu yağışının olması:
İnsanların üzerine gökten tanesi yaklaşık kırk kilo ağırlığında iri dolu yağdı. Dolu belası öyle korkunçtu ki... (Vahiy, 16:21)
18. Doğal afetlerle yeryüzü şekillerinin değişmesi:
Bütün adalar ortadan kalktı, dağlar yok oldu. (Vahiy, 16:20)
... Her dağ, her ada yerinden sökülüp alındı. (Vahiy, 6:14)
19. Toprak kaymalarının olması:
Dağlara, kayalara, "Üzerimize düşün!" dediler... (Vahiy, 6:16)
20. Gökyüzünde olağanüstü olayların yaşanması:
... Onda gökler büyük gürültü ile zeval bulacaklar... (Petrus'a II. Mektup, 3:10)
... Gökte olağanüstü belirtiler olacak. (Luka, 21:11)
Gökyüzü dürülen bir tomar gibi ortadan kalktı... (Vahiy, 6:14)
21. Meteor yağmurlarının olması:
İncir ağacı, güçlü bir rüzgarla sarsıldığında nasıl ham incirlerini dökerse, gökteki yıldızlar da öylece yeryüzüne düştü. (Vahiy, 6:13)
22. Güneş ve Ay'da alametler belirmesi:
Güneş'te, Ay'da ve yıldızlarda belirtiler görülecek... (Luka, 21:25)
23. Kuraklık olması:
... Güneş'e, insanları ateşle yakıp kavurma gücü verildi. İnsanlar korkunç bir ısıyla kavruldular. (Vahiy, 16:8-9)
24. Yangınların artması:
... Yerin üçte biri, ağaçların üçte biri ve bütün yeşil otlar yandı. (Vahiy, 8:7)
25. Salgın hastalıkların olması:
... Salgın hastalıklar... olacak. (Luka, 21:11)
... Vebayla... ölüm saçmak için yeryüzünün dörtte biri üzerinde yetki verildi. (Vahiy, 6:7)
Onun çocuklarını salgın hastalıkla öldüreceğim. O zaman... gönülleri ve yürekleri denetleyenin Ben olduğumu bilecekler... (Vahiy, 2:23)
26. Çekirgelerin musallat olması:
Dumanın içinden yeryüzüne çekirgeler yağdı. Bunlara yeryüzündeki akreplerin gücüne benzer bir güç verilmişti. Çekirgelere yeryüzündeki otlara, herhangi bir bitki ya da ağaca değil de, yalnız alınlarında Allah'ın mührü bulunmayan insanlara zarar vermeleri söylendi. (Vahiy, 9:3-4)
O günlerde... çekirgelerin görünümü, savaşa hazırlanmış atlara benziyordu... Kanatlarının sesi savaşa koşan çok sayıda atlı arabanın sesine benziyordu... insanlara beş ay zarar verecek güce sahiptiler. (Vahiy, 9:6-10)
27. Savaşlar ve büyük deniz kazalarıyla denizlerde canlılığın tahrip olması:
... Alev alev yanan, dağ gibi büyük bir kütle denize atıldı. Denizin üçte biri kana dönüştü. Denizdeki canlı yaratıkların üçte biri öldü... (Vahiy, 8:8-9)
... Deniz, ölü kanına benzer bir kana dönüştü ve içindeki bütün canlılar öldü. (Vahiy, 16:3)
|
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder